Avukata Sor Whatsapp Üzerinde Sor [email protected]
 

İMAR KİRLİLİĞİ SUÇUNDA HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI KARARI VERİLEMEZ

T.C.

YARGITAY

4. CEZA DAİRESİ

E. 2025/3843

K. 2025/12094

T. 30.6.2025

• İMAR KİRLİLİĞİNE NEDEN OLMA SUÇU ( TCK Md. 184/5'te Öngörülen ve Binayı Ruhsata Uygun Hale Getirme Koşulu İle Daha Lehe Olan Özel Hüküm Bulunduğundan Bu Koşulun Yerine Getirilmediği Sanık Hakkında CMK Md. 231 Kapsamında HAGB Kararı Verilemeyeceğinin ve Mahkemenin Bu Kuralı Göz Ardı Ederek HAGB Kararı Vermesinin Hukuka Aykırı Olduğu )

• KANUN YARARINA BOZMA VE HAGB KARARLARININ HUKUKİ NİTELİĞİ ( Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararının Davayı Sonuçlandıran Bir Hüküm Sayılmayıp İtiraz Yolu Açık Olduğundan ve Lehe-Aleyhe Sonuç Doğurmadığından Yargıtay Ceza Genel Kurulu İçtihatlarına Göre Kanun Yararına Bozma Konusu Yapılabileceğinin Gözetilmesi Gerektiği )

• ÖZEL VE GENEL KANUN HÜKÜMLERİNİN BİRLİKTE DEĞERLENDİRİLMESİ ( İmar Kirliliği Suçunda TCK'nın 184/5 Maddesinde Özel ve Fail Lehine Daha Elverişli Bir Düzenleme Bulunması Nedeniyle Mahkemenin Genel Bir Hüküm Olan CMK Md. 231'e Göre HAGB Kararı Vermek Yerine Öncelikle Bu Özel Düzenlemenin Koşullarını İncelemesi Gerektiğinin ve Bu İncelemeyi Yapmadan Verilen Kararın Bozulması Zorunluluğu )

5237/m.184/1

5271/m.223,231

11.03.2014 T. ve E. 2013/14-102, K. 2014/128 YCGK

25.02.2014 T. ve E. 2013/4-691, K. 2014/91 YCGK

25.11.2014 T. ve E. 2014/4-94, K. 2014/525 YCGK

ÖZET : Uyuşmazlık, imar kirliliğine neden olmak suçu iddiası hakkındadır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 11/03/2014 tarih ve 2013/14-102 esas, 2014/128 Sayılı kararında belirtildiği üzere; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının itiraz kanun yoluna tâbi bulunması nedeniyle, gerek itiraz edilerek, gerekse itiraz kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde, olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceğinde şüphe bulunmamaktadır. Kurulan hükmün sanık hakkında hukuksal bir sonuç doğurmamasını ifade eden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, davayı sonuçlandıran ve uyuşmazlığı çözen bir “hüküm” değildir. Bunun sonucu olarak, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar, 5271 Sayılı CMK'nın 223. maddesinde sayılan hükümlerden olmadığından, bu tür kararların kanun yararına bozulması durumunda yargılamanın tekrarlanması yasağına ilişkin kurallar uygulanamayacağı gibi, davanın esasını çözen bir karar bulunmadığı ve karar tarihinde itiraza tabi olduğu için verilecek hüküm veya kararlarda lehe ve aleyhe sonuçtan da söz edilemeyecektir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 25.02.2014 tarih ve 2013/4-691 Esas, 2014/91 Karar ile 25.11.2014 tarih ve 2014/4-94 Esas, 2014/525 Karar sayılı kararlarında: “İmar kirliliğine neden olma suçunda ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar planına ve ruhsatına uygun hale getirerek TCK'nın 184/5. maddesindeki özel düzenlemeden yararlanma imkânı bulunan fail hakkında CMK'nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanma imkânı bulunmamaktadır. Buna göre, daha lehe hükümleri kapsadığı konusunda tereddüt bulunmayan ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükmüne göre özel bir düzenleme olan 5237 Sayılı TCK'nın 184/5. maddesinin gereğini yerine getirmeyen sanık hakkında 5271 Sayılı CMK'nın 231. maddesinde düzenlenmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükmünün uygulanıp uygulanmayacağına ilişkin ayrıca bir değerlendirme yapılması gerekmediğinin kabulü zorunludur.” şeklindeki gerekçeyle imar kirliliğine neden olma suçunda 5271 Sayılı Kanun'un 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceğinin kabul edilmiş olması karşısında, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

DAVA : İmar kirliliğine neden olmak suçundan sanık ...'ın 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 184/1 ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Gaziantep 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 08.04.2021 tarihli ve 2018/434 esas, 2021/466 Sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.04.2025 gün ve 2025/44805 Sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

KARAR : I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;

"Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/04/2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 Sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği nazara alınarak yapılan incelemede,

Benzer bir olay sebebiyle, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25/02/2014 tarihli ve 2013/4-691 esas, 2014/91 karar ve 25/11/2014 tarihli ve 2014/4-94 esas, 2014/525 karar sayılı ilâmlarında yer alan, “İmar kirliliğine neden olma suçunda ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar planına ve ruhsatına uygun hale getirerek 5237 Sayılı Kanun'un 184. maddesinin beşinci fıkrasındaki özel düzenlemeden yararlanma imkânı bulunan fail hakkında 5271 Sayılı Kanun'un 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanma imkânı bulunmamaktadır. Buna göre, daha lehe hükümleri kapsadığı konusunda tereddüt bulunmayan ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükmüne göre özel bir düzenleme olan 5237 Sayılı Kanun'un 184. maddesinin 5. fıkrasının gereğini yerine getirmeyen sanık hakkında 5271 Sayılı Kanun'un 231. maddesinde düzenlenmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükmünün uygulanıp uygulanmayacağına ilişkin ayrıca bir değerlendirme yapılması gerekmediğinin kabulü zorunludur.” şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, somut olayda Mahkemesince imar kirliliğine neden olma suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.."

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 11/03/2014 tarih ve 2013/14-102 esas, 2014/128 Sayılı kararında belirtildiği üzere; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının itiraz kanun yoluna tâbi bulunması nedeniyle, gerek itiraz edilerek, gerekse itiraz kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde, olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceğinde şüphe bulunmamaktadır. Kurulan hükmün sanık hakkında hukuksal bir sonuç doğurmamasını ifade eden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, davayı sonuçlandıran ve uyuşmazlığı çözen bir “hüküm” değildir. Bunun sonucu olarak, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar, 5271 Sayılı CMK'nın 223. maddesinde sayılan hükümlerden olmadığından, bu tür kararların kanun yararına bozulması durumunda yargılamanın tekrarlanması yasağına ilişkin kurallar uygulanamayacağı gibi, davanın esasını çözen bir karar bulunmadığı ve karar tarihinde itiraza tabi olduğu için verilecek hüküm veya kararlarda lehe ve aleyhe sonuçtan da söz edilemeyecektir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 25.02.2014 tarih ve 2013/4-691 Esas, 2014/91 Karar ile 25.11.2014 tarih ve 2014/4-94 Esas, 2014/525 Karar sayılı kararlarında: “İmar kirliliğine neden olma suçunda ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar planına ve ruhsatına uygun hale getirerek TCK'nın 184/5. maddesindeki özel düzenlemeden yararlanma imkânı bulunan fail hakkında CMK'nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanma imkânı bulunmamaktadır. Buna göre, daha lehe hükümleri kapsadığı konusunda tereddüt bulunmayan ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükmüne göre özel bir düzenleme olan 5237 Sayılı TCK'nın 184/5. maddesinin gereğini yerine getirmeyen sanık hakkında 5271 Sayılı CMK'nın 231. maddesinde düzenlenmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükmünün uygulanıp uygulanmayacağına ilişkin ayrıca bir değerlendirme yapılması gerekmediğinin kabulü zorunludur.” şeklindeki gerekçeyle imar kirliliğine neden olma suçunda 5271 Sayılı Kanun'un 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceğinin kabul edilmiş olması karşısında, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

SONUÇ : 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Gaziantep 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 08.04.2021 tarihli 2018/434 esas, 2021/466 karar sayılı kararının 5271 Sayılı Kanun'un 309. maddesi gereği, oybirliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

3. 5271 Sayılı Kanun'un 309. maddesi gereği sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.06.2025 tarihinde karar verildi.


Yol Tarifi